Hâkimler ve Savcılar Derneği olarak tüm hâkim ve Cumhuriyet savcılarımıza disiplin cezası affı istiyoruz

Hâkimler ve Savcılar Derneği olarak tüm hâkim ve Cumhuriyet savcılarımızı kapsayacak şekilde disiplin cezası affı istiyoruz. Bu amaçla Cumhurbaşkanlığına, Adalet Bakanlığına, Hâkimler ve Savcılar Kuruluna ve Türkiye Büyük Millet Meclisine dilekçe gönderdik. Dilekçe içeriği ise şu şekilde;

”KONU               : Disiplin affı

TALEP EDEN      : Hâkimler ve Savcılar Derneği

AÇIKLAMALAR: Bilindiği üzere 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun ‘’Disiplin Cezaları‘’ başlıklı 62. maddesine göre hâkim ve savcılara verilebilecek disiplin cezaları ağırlık derecesine göre: ‘’a)Uyarma, b)Aylıktan kesme, c)Kınama, d)Kademe ilerlemesini durdurma, e)Derece yükselmesini durdurma, f)Yer değiştirme, g)Meslekten çıkarma’’ olarak sınıflandırılmıştır. Her kamu görevlisi disiplin cezası alabilir. Bununla birlikte sadece ve sadece hâkim ve savcılar hakkında verilen disiplin cezalarından ‘’meslekten çıkarma’’ dışındakilere Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 13. maddesine aykırı olarak dava açılamamaktadır. Hal böyle iken hâkim ve savcılar hakkında verilen disiplin cezalarıyla ilgili olarak yargı yolunun kapalı olması nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 13. maddesinden dolayı ihlal kararı vermekte ve Türkiye aleyhine tazminata hükmetmektedir. Buda hazineye külfet oluşturmaktadır.

Disiplin cezası kamu hukukunun olmazsa olmaz unsurlarındandır. Ancak hâkim ve savcılara verilen disiplin cezalarına karşı yargı yolunun kapalı olması hukuka aykırı olmakla birlikte, hâkim ve savcılar yönünden disiplin cezaları, içinde başka hukuka aykırılıklarda barındırmaktadır. Bu bağlamda herhangi bir eylemden ötürü disiplin cezası alan birisi ‘’ne bis in idem’’ ilkesine aykırı olarak birden fazla cezaya çarptırılabilmektedir. Şöyle ki;

1-”2802 sayılı Hâkimler Savcılar Kanununun “Derece Yükselmesinin Koşulları” başlıklı 21/b maddesine ve 05.04.2017 tarihli, 675/1 sayılı Hâkim ve Savcıların Derece Yükselmesi Esaslarına İlişkin İlke Kararı’nın ”Yükselme Koşulları” başlıklı 5/1-b maddesine göre derece yükselmesi yapılabilmesi için hâkim veya savcının disiplin cezasının bulunmaması gerekmektedir. Görüldüğü üzere bir hâkim veya savcının 2802 sayılı Kanunun 62. maddesinde yer alan cezalardan başka derecesi yükseltilmemekte bir fiile ikinci bir ceza verilmektedir. 

2-Yine 2802 sayılı Kanunun ”Disiplin Cezalarının Yükselmeye Etkisi” başlıklı 14. maddesine göre disiplin cezası alanlar düşük deftere tabi olarak terfi ettirilmektedir. Örneğin kişi ‘’C’’ defterine tabi olarak terfi edecek iken ‘’B’’ defterine tabi tutulmakta, ‘’B’’ defterine tabi olacakken ‘’A’’ defterine tabi tutulmaktadır. Yine disiplin cezası alan birisi ‘’C’’ defterine tabi olacakken bu sefer doğrudan iki alt deftere tabi olarak ‘’A’’ defterine tabi olarak terfi ettirilmektedir. Görüldüğü üzere mevzuatta hâkimler ve savcılar için bir fiile üçüncü bir ceza verilmesi öngörülmüştür.

3-İdari Yargı 2023 Yılı Ana Kararname Prensiplerinin V- Ortak Hükümlerinin 2/a maddesine göre Adli Yargı 2023 Yılı Ana Kararname Prensiplerinin ise 20/a maddesine göre ‘’Kınama’’ ve üzeri ceza alanların yerleri değiştirilebilmektedir. Bu prensipler her kararnamede öngörülen uygulamalardır. Dolayısıyla bir fiile dördüncü bir ceza verildiği görülmektedir.

4-2017 Tarihli Birinci Sınıfa Ayrılan ve Birinci Sınıf Olan Hâkim ve Savcıların Çalışmalarının Değerlendirilmesi Esaslarına İlişkin İlke Kararının ‘’Birinci sınıfa ayrılma niteliklerinin yitirilmesi’’ başlıklı 15/2. maddesine göre disiplin cezası alan bir hâkim veya savcının disiplin cezasına neden olan fiilinin niteliği göz önünde tutularak birinci sınıfa ayrılması iki yıl süreyle ertelenebilmektedir. Uygulamada disiplin soruşturması bulunan bir hâkimin veya savcının dahi birinci sınıfa ayrılması iki yıl süreyle ertelenmektedir. Görüldüğü üzere bir fiile beşinci bir ceza verilmektedir.

5-Disiplin cezası bulunan bir hâkim veya savcı mütemadiyen unvanlı bir göreve atanmamaktadır. Son halde bir fiile altıncı bir ceza verildiğinden bahsetmek mümkündür.

NETİCE VE İSTEM: Hâkim ve savcılar, Kanunlardan üstün değildir. Her hâkim veya savcı disiplinsiz bir eylemde bulunduğu vakit ceza alabilir, almalıdır da. Ancak her kamu çalışanı gibi evrensel hukuk kurallarının hâkimler ve savcılar bakımından da uygulanması gerekir. Bu bir hukuk devletinin olmazsa olmazıdır. Kısa aralıklarla Türk Ceza Kanunu bakımından mahkûm olmuş hükümlülere af getirildiği gözlemlenmektedir. Disiplin suçunun bu suçlara nazaran daha hafif olduğu düşünüldüğünde ve yukarıda sayılan nedenlerden ötürü hâkimlere ve savcılara verilen disiplin cezalarının tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmasını ve disiplin cezası affı getirilmesini talep ederiz.”

Bu minvalde, bugün birçok adli suçluya dâhi belirli aralıklarla ceza affı getirilmektedir. Hal böyle iken, hâkimler ve Cumhuriyet savcılarına da daha hafif olan disiplin cezaları yönünden evleviyetle af getirilmesi, hem hukuki hem de vicdani olarak gerekmektedir. Kamuoyunun bilgilerine sunulur.

Hâkimler ve Savcılar Derneği-HAKSAV

Hakkında Mustafa POLAT

1982 yılında Erzurum’da dünyaya geldi. Aslen Erzurumlu olup, evli ve iki çocuk babasıdır. 2010 yılında Avukat olarak göreve başladı. Avukatlık döneminde kamuoyunda 28 Şubat davası olarak bilinen davada hem mağdur hem mağdur vekili olarak görev aldı. Nazlı Ilıcak tarafından hedef alındı. (https://www.sabah.com.tr/yazarlar/ilicak/2013/09/27/demirel-hakkinda-suc-duyurusu).Kamuoyunda 17-25 Aralık darbe girişimi olarak bilinen süreçte, FETÖ/PDY paralel yapılanmasıyla etkin bir şekilde mücadele etti. 1-(https://www.yenisafak.com/gundem/her-vatandas-suc-duyurusu-yapabilir-599451).2-(https://www.yenisafak.com/gundem/karaya-3-yil-2120954). 2016 yılında Hâkim olarak Kastamonu’ya atandı. 2018 yılında Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması üzerine yüksek lisans yaptı. İngilizce bilmektedir. Sırasıyla Kastamonu ve Batman'da görev yaptı. Şuan halen Aydın'da görev yapmakta olup aynı zamanda Hâkimler ve Savcılar Derneği başkanlığı görevini yürütmektedir.

Kontrol Et

22 Ekim 2024 tarihli UYAP kesintisi hakkında

22 Ekim 2024 Salı günü sabah vaktinden başlamak üzere Türkiye genelinde altı saati aşkın bir …

3 Yorumlar

  1. Zaten HSK paraya bulaşmadıkça kolay kolay ceza vermiyor, verilmiş cezaların da sonuçlarına katlanın bir zahmet.

    • …Bir ceza davasında taraflarin önceye dayalı hisumeti olmasi mağdurun beyanı ve mağdurun kardeşinin tanıklık beyaninin dışında başkaca somut delil olmadığı sadece soyut beyanların olması,
      Sanığın üzerine atılı suçu islemedigine dair suçsuzlugunu kanitlayan kendini çektiği video kaydını mahkemeye sunduğu halde,
      Hakim ve savcı mağdurun ve kardeşinin soyut beyanının dışında başkaca somut hiç bir delil olmadığı halde sadece mağdurun ve kardeşinin vermiş oldugu beyana dayanarak cezai hukum tesisi etmesi usul ve yasaya hatta ve hatta hayatın olağan akışına aykırıdır.

      Sanık davaya örnek olabilecek Yargıtay kararlarını mahkemeye sundugu halde bu kararları yok sayması ve ceza vermesi hukuken yanlıştır.

      ÖRNEK YARGITAY KARARI

      Sanık ile Mağdur Arasında Geçmişte Bir Husumet Bulunması Durumunda Müştekinin Somut Delillerle Desteklenmeyen Beyanının Hükme Esas Alınamaz

      Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu 02.06.2015 tarihinde 2013/14 E. ve 2013/376 K. Sayılı kararında “…sanık ile katılanlardan O.A. arasında husumet bulunması, sanığın tüm aşamalarda ısrarlı ve istikrarlı biçimde katılanlarla tartıştığını ancak hakaret etmediğini ve cinsel tacizde bulunmadığını yaklaşık on yıldır aynı iş yerinde çalıştığı savunması hususları ile birlikte dikkate alındığında, sanığın atılı suçları işlediği şüphe boyutunda kalmaktadır. Mahkûmiyet hükmü kurulabilmesi için suçun sabit olması, aksi durumda ise şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın beraatine hükmolunması gerekmektedir.” şeklindeki hükmü ile sanık ile mağdur arasında geçmişte bir husumet bulunması durumunda müştekinin somut delillerle desteklenmeyen beyanının hükme esas alınamaması gerektiğini belirtilmiştir.
      _______________________________

  2. Sık sık af çıkıyor demişsiniz ancak en son 22 Aralık 2000: Rahşan Affı çıktı diye biliyorum.
    Disiplin affına sıcak bakmıyorum ancak disiplin cezalarına karşı yargı yolu tartışılabilir.

Avukat için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir