CMK 231/8’deki “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” hükmünün açıklaması

CMK 231/8’deki “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” hükmü nasıl anlaşılmalıdır?

Özet: Dava konusu suçun evvelce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde işlenmiş olması halinde dahi, eğer bu suçtan verilecek hüküm tarihinden önce HAGB denetim süresi dolmuş ise yeniden HAGB kararı verilebileceği hakkında.

Konu: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlıklı 231. maddesinin 8. Fıkrasına 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” hükmünün ne şekilde uygulanması gerektiğine ilişkindir.

Açıklamalar: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 2019/19-423 Esas- 2021/503 Karar, 16.02.2010 tarih ve 2009/4-253 Esas-2010/28 Karar, 29.09.2009 tarih ve 2009/4-130 Esas-2009/213 Karar, 14.07.2009 tarih ve 2009/163 Esas-2009/202 Karar, 23.03.2010 tarih ve 2010/2-29 Esas-2010/56 Karar sayılı ilamları ile Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2020/526 Esas-2020/4897 karar sayılı ilamında görüldüğü üzere, 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesinin gerekçesinde, sözü edilen hükmün nasıl anlaşılması gerektiği açıklanmıştır. Gerekçede; ”Maddeyle, Ceza Muhakemesi Kanununun 231’inci maddesinin sekizinci fıkrasında değişiklik yapmak suretiyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde sanığın tâbi tutulacağı denetim süresi içinde sanık hakkında bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği düzenlenmektedir.

Söz konusu maddenin uygulamasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklar hakkında işledikleri diğer suçlardan dolayı da birçok kez hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği görülmektedir. Yapılması öngörülen değişiklikle, bu uygulamaya son verilmesi ve denetim süresi içinde sanık hakkında bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilememesi amaçlanmaktadır. Kişinin işlediği ikinci suçun denetim süresi içinde işlenip işlenmediğinin önemi bulunmamaktadır.” ifadelerine yer verilmiştir.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi’nin 2021/2584-2755 E/K sayılı ilamına göre bu hüküm 231. maddedeki bir eksikliği gidermiş, konuya açıklık getirmiştir. Bu yeni hüküm bir suç failinin iki kez HAGB’den yararlanmasının önüne geçmek için getirilmiştir.

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 2021/787-1044 E/K sayılı, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2022/323-458 E/K sayılı ve Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 2022/81-232 E/K sayılı ilamlarına göre, yargılama konusu suçtan kararın verildiği tarihin, evvelce verilen HAGB kararının denetim süresinden sonra olduğu, CMK’nın 231/8 madde fıkrasındaki; (Ek cümle: 18/6/20146545/72 md.) “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki düzenlemenin, denetim süresi içinde suç işlenmesi haliyle ilgili olmayıp denetim süresi içinde ikinci kez HAGB kararı verilemeyeceğine ilişkin olduğu, bu sebeple yeniden HAGB kararı verilebileceği anlaşılmaktadır.

Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 2021/534-2022/423 E/K sayılı ilamında; ”Sanığın adli sicil kaydında bulunan, Bitlis Ağır Ceza Mahkemesinin 17.07.2012 tarihinde kesinleşmiş, 24.05.2012 tarihli ve 2012/76 Esas-2012/334 Karar sayılı ilamı ile resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde yargılamaya konu suçtan hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında, CMK’nın 231/8. maddesine 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” düzenlemesi ve söz konusu düzenlemenin gerekçesi dikkate alındığında, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.” Şeklindeki kararı ile düzenlemenin, denetim süresi içinde suç işlenmesi haliyle ilgili olmayıp denetim süresi içinde ikinci kez HAGB kararı verilemeyeceğine ilişkin olduğuna işaret etmiştir.

Kanun değişikliği ile getirilen bu hükmün lafzına bakıldığında, kişi hakkında bir kere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise suç tarihi önemli olmaksızın kişi hakkında denetim süresi içerisinde hiçbir şekilde bir kere daha hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyecektir. Nitekim 6545 sayılı Kanunun 72. maddesinin gerekçesinde de getirilen cümlenin lafzına paralel olarak, suçun denetim süresinde işlenip işlenmediğinin önemi olmaksızın HAGB kararına ilişkin olarak denetim süresi başlamışsa bu süre içerisinde hiçbir şekilde bir kez daha HAGB kararı verilemeyecektir. Zira hükümde; denetim süresi içinde kişi hakkında kasıtlı bir suçtan dolayı bir daha HAGB kararı verilemeyeceğinin belirtilmesiyle yetinilmiş, kasıtlı suçun denetim süresi içerisinde işlenmesi gerektiğine ilişkin olarak bir tespit yapılmamıştır. CMK’nun 231/11. maddesinde, kişi hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için kasıtlı suçun denetim süresi içinde işlenmesi gerektiği açık bir şekilde düzenlenmişken, CMK’nın 231/8. maddesinnin ikinci cümlesinde kişi hakkında bir daha HAGB kararı verilememesine neden olacak kasıtlı suçun denetim süresinde işlenmesi gerektiğine dair bir ifadeye yer verilmemiştir.

Madde metninde “denetim süresi içinde” ibaresinden sonra virgül konulmuş olması dahi göstermektedir ki; bu ibarenin “kasıtlı bir suç” ibaresini niteleyen değil, “bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” ifadesine bağlanan ve “kararın ne zaman/hangi süre içinde verilemeyeceğini” gösteren bir konumda bulunduğu anlaşılmaktadır. Kanun koyucu abesle iştigal etmeyeceğinden, bu virgülün burada bilinçli olarak kullanıldığını kabulde mecburiyet vardır.

Ancak Yargıtayın güncel pek çok kararında, yukarıda işaret edilen CMK’nın 231/8. maddesine eklenen cümlenin bu şekilde uygulanmaması gerektiğine işaret etmektedir. Yargıtay; CMK’nın 231/8. maddesinde yer alan ve konuyu oluşturan cümlenin, denetim süresi içinde hiçbir şekilde kişi hakkında kasıtlı bir suçtan bir daha HAGB kararı verilemeyeceği şeklinde değil, kişinin işlediği kasıtlı suçun tarihinin ancak denetim süresi içinde olması halinde kişi hakkında bir kez daha HAGB kararı verilememesi olarak uygulamaktadır.

Yargıtay’ın içtihatları birbiri ile uyumlu ve hukuk mantığı bakımından isabetlidir. Ancak HAGB kurumunun getirilme amacına bakıldığında, sanık hakkında bir daha HAGB kararı verilememesi için, Yargıtayın CMK’nın 231/8. maddesinde söylenen kasıtlı suç açısından HAGB kararının kesinleşmesi ve denetim süresinin başlaması sonrası bu kasıtlı suçun işlenmesini araması, hukuk mantığı bakımından isabetli görünse de maddenin lafzı ile doğrudan bağdaşmamaktadır. Madde lafzında açık bir şekilde; denetim süresi içerisinde kişi hakkında bir daha kasıtlı bir suçtan dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği söylenmiş olup, kasıtlı suçun denetim süresi içerisinde işlenmesi gerektiğine ilişkin hiçbir belirlemeye yer verilmemiştir.

Hükmün lafzında yalnızca denetim süresi içinde kişi hakkında kasıtlı bir suçtan dolayı bir daha HAGB kararı verilemeyeceğinin belirtildiği ve kasıtlı suçun işlenme zamanı ile ilgili hiçbir ifadeye veya açıklamaya yer verilmediği göz önünde bulundurulduğunda, denetim süresi içinde suç tarihine bakılmaksızın kasıtlı bir suç sebebiyle kişi hakkında HAGB kararı verilemeyeceğini, hükümde değişiklik yapılmadığı sürece bir kişi hakkında denetim süresi tamamlanmışsa, suç denetim süresinde işlenmiş olsa da denetim süresinden önce işlenmiş olsa da HAGB kararı verilebileceğini kabul etmek gerekmektedir.

Bu haliyle sanık hakkında HAGB verilebilip verilemeyeceği, mahkemenin karar verdiği tarihe göre değişecek olup bu husus sanığın irade ve inisiyatifi dışında gelişmekte olmasına rağmen sanığın durumunu etkilemektedir. Bu sebeple bu kanun hükmü Anayasa’ya aykırı ise de, iptal edilmedikçe mahkemeler tarafından uygulanmak zorundadır. Mahkemeler bu kanun hükümlerini hakkaniyetli, adil, mantıklı olmadığını düşünseler bile uygulamaktan imtina edemezler. Ancak somut norm denetimi yoluyla AYM’ye taşıyabilirler.

YAZAN: İbrahim KAZAK
Uşak 3. Asliye Ceza Mahkemesi Hâkimi

Hakkında Hukuk

Kontrol Et

Anayasa Mahkemesi’nin “Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edilmediği” Yönündeki Bireysel Başvuru Kararlarının, Arama Tanıklarındaki Eksiklik Bağlamında Genel Bir Değerlendirmesi

Anayasa Mahkemesi’nin “Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edilmediği” Yönündeki Bireysel Başvuru Kararlarının, Arama Tanıklarındaki Eksiklik Bağlamında …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir