Bir olayın haber olarak sunulabilmesi için taşıması gereken en temel nitelikler, gerçeklik niteliği, kamuyu aydınlatması ve hukuka uygun olmasıdır. Basın ve yayın organları Anayasa’nın 26, 27 ve 28’inci maddeleri kapsamında belirli kısıtlamalar haricinde her konuda özgürce haber yapma hakkına sahiptirler. Bu haliyle demokratik hukuk devletlerinde yargı kararları elbette bir habere konu yapılabilir, eleştirilebilir de. Ancak bu haber ve eleştiriler basın özgürlüğünün ardına saklanmak suretiyle maksadını aşarak ”yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs” suçunu oluşturabilecek boyuta ulaşmamalıdır.
Bir şirketin açmış olduğu alacak davasının aleyhine neticelenmesine istinaden 06/02/2024 Salı günü Yenişafak’ta yayınlanan ”Hâkim-Bilirkişi çetesi iş birliği” başlıklı haberde, habercilik ilkelerine aykırı olarak, Hâkimin açık bir şekilde ismine yer verilip başından sonuna kadar taraflı davranılarak zorlama yorumlarla gerçeği yansıtmayan birtakım ithamlarda bulunulmuştur.
Öncelikle Hâkim tarafından dosyaya atanan ve bilirkişi listesinde bulunan herhangi bir bilirkişinin tarafsızlığından şüphe duyuluyor yahut davaya bakması istenmiyorsa bu durum 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ”Bilirkişinin görevini yapmaktan yasaklı olması ve reddi” başlıklı 272’inci maddesine göre ret nedeni olarak düzenlenmiş olup somut bilgi ve belge varsa bilirkişiler taraflarca reddedilebilir veya bilirkişi komisyonuna şikâyette bulunularak bilirkişilerin bilirkişi listesinden çıkarılması da talep edilebilir. Aynı şekilde yasada belirtilen hallerde Hâkim de reddedilebilir.
Bu yollar işletilmeden davanın aleyhe sonuçlanmasını müteakip bilirkişilerin ve hatta Hâkimin taraflı oldukları, Hâkim tarafından bile isteye somut delillere aykırı karar verildiği yönünde bir haber yapılması akıllarda söz konusu metinde haberin objektifliği, tarafsızlığı ve kamuyu aydınlatma niteliğinin bulunmadığı konusunda soru işaretleri uyandırmaktadır.
Kaldı ki anılan karara ilişkin olarak istinaf ve temyiz yolları tüketilmediği için karar henüz kesin değildir. Karar istinaf yolu açıksa Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf incelemesinden ve temyiz yolu açıksa Yargıtay incelemesinden geçtikten sonra kesinleşecektir. Dolayısıyla eleştiri sınırını aşan bu haberlerin yargılamayı etkilemeye teşebbüse yönelik bir tarafı da bulunmaktadır. Zira karar üst mercilerce bozulduğunda davaya bakacak olan yine aynı Hâkim olacaktır.
Habercilik ilkelerinden uzak ve haber niteliğini haiz olmayan anılan metni hazırlayan ve yayınlayan Yenişafak’ı, bilhassa bu haberi paylaşan ve her fırsatta hâkim ve savcılar aleyhine haber yapmayı adet haline getiren Memurlar.Net’i kınıyoruz.